Hiç kendinize, yaptığınız işte ne kadar başarılı olduğunuz sorusunu sordunuz mu?  Peki ya bir işte başarılı olabilmek için gerçekten ne yapmak gerekir?  Yazar Malcolm Gladwell 2008 yılında yayımlanan ve 11 hafta boyunca en çok satanlar listesinde ilk sırada yer alan “Outliers” adlı kitabında yüksek seviyeli başarılara katkıda bulunan faktörleri incelerken, işte bu soruya cevap oluşturabilecek “10.000 Saat Kuralı”nı okurlara sundu.  Peki bu 10.000 saat kuralı nedir?  Malcolm Gladwell bir konu üzerinde uzman ve başarılı olabilmek için 10.000 saat pratik yapmak gerektiğini belirtmiştir.  Gerçekten 10.000 saat pratik yapmak yeterli mi?

10.000 Saat Kuralı Nedir

İlk Bahsediliş

Gladwell kitabında Microsoft şirketinin kurucularından Bill Gates’in, ünlü müzik grubu The Beatles’ın 10.000 saatin üzerinde pratik yaparak yaptıkları işlerde uzmanlaştıklarını yazdı.  Peki Gladwell neden 10.000 saati başarı ve uzmanlık için referans noktası olarak kabul etti?  Aslında Gladwell bunları yazarken başka insanların çalışmalarından esinlendi ve o insanlardan biri İsveçli psikolog Anders Ericsson’du.

Ericsson’un çalışması Berlin’deki bir müzik akademisindeki keman öğrencileri hakkındadır.  Çalışmanın konusu, bu öğrencilerden en iyi olanlarının 20 yaşına geldiklerinde 10.000 saat harcamalarıdır.  Her şeyden önce şunu belirtmeliyim ki Ericsson’un söylediğine 10.000 sayısı tamamen keyfi bir sayı; akılda kalıcıdır fakat önemli bir kanıta dayanmamaktadır.  Yani bu öğrencilerin her biri gerçekten de 10.000 saat harcamadılar, aslında 20 yaşına gelmeden 10.000 saate yakın pratik yaptıkları için 20 yaşını geçtiklerinde de 10000 saatin üzerinde pratik yapmış oldukları varsayılmaktadır.  Gladwell’in esinlendiği bir diğer şey ise yine Ericsson’un bir kitabında bahsettiği Polgar Kardeşler örneğidir.

10.000 Saat Kuralı Nedir

Araştırmalar

Case Western Reserve Üniversitesi’nin psikoloji akademisyenleri sonradan öğrenilen beceriler hakkında 9331 makale ile geniş kapsamlı bir araştırma yaptılar.  Özellikle pratik süreleri hakkında veri toparlayıp kaydetmiş 88 makaleye odaklanarak bir meta-analiz yaptılar.  Araştırmaya göre uzun süreli pratik yapmanın oyunlarda %26, müzikte %21, sporda %18, eğitimde %4, mesleklerde ise %1’den az bir fark yarattığı görülmüş.  Bu oranların düşük olmasının en büyük sebebi, tek faktörün pratik yapmak olmamasıdır ve bu yüzden de uygulanabilirlik açısından bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır.    

10.000 Saat Kuralının Sorunları

Elbette çok pratik yapmak önemlidir ama başarının yakalanabilmesi için tek başına yeterli değildir.  Gladwell’in yaptığı en büyük yanlış da bu konuyu bu kadar basite indirgemesidir.  Gladwell diğer etkenleri bir kenara iterek sadece pratik yapmanın süresine odaklanmıştır.  Pratik yapmanın yanında yaş, zekâ, genetik ve yetenek birer faktördür ama bir işte gerçekten başarılı ve uzman olabilmek için dikkat edilmesi gereken en önemli şey pratiğin nasıl yapıldığıdır.  Gladwell’in 10.000 saat kuralının yanına, yapılan pratik süresinin doğru değerlendirilmesi ve doldurulmasını eklersek bu kuralın kabul edilebilirliğini artırabiliriz.

İlginizi Çekebilir: Feynman Tekniği Nedir?

Planlı Pratik (Deliberate Practice)

“10.000 saat” teriminin ilk kullanıcısı olan Anders Ericsson genç yaşlarında, okuldan bir arkadaşı ile sürekli satranç oynuyordu ve her oynadıklarında Ericsson arkadaşını yeniyordu.  Bir gün her seferinde karşısında oynarken kazandığı arkadaşı Ericsson’u yendi.  Ericsson, satrançta bu denli başarısız olan bu arkadaşının nasıl birdenbire kendisini yendiğini merak etti.  İlerleyen yıllarda bu konuyu da kapsayan bir şekilde insanların bir konu üzerinde nasıl uzmanlaştıklarına odaklandı performans biliminde uzmanlaştı.

Ericsson’a göre yaptığımız işte başarılı olabilmek için planlı pratik (deliberate practice) dediği bir sürece girmemiz gerekir.  Planlı pratik, belirli bir alanda gelişmek için uzmanlar tarafından önerilen faaliyetleri yapmak, kötü ve zayıf olduğu kısımları tespit edip bunları düzeltmeye çalışmak ve bunları yaparken konfor alanından taviz verip kendini oradan çıkarmaktır.

Genelde yapılan pratik sürekli aynı aktiviteleri içerir ve iyi çalışan bir sisteme fayda sağlar fakat genelde yapılan pratikleri bir konu üzerinde uzmanlaşırken yapmak zordur.  Bunun yerine planlı pratiğin daha fazla faydası olacaktır çünkü planlı pratikte yapılan aktiviteler, karşınıza çıkan sorunlara veya ilerleme hızınıza göre tekrar düzenlenir ve sürekli en iyisini bulabilmek için bir değişim halindedir.

Planlı Pratik İle Her Şeyi Başarabilir Misiniz?

Planlı pratik ile her şeyi başaramazsınız, herkesin bir sınırı vardır ama genlerinizin izin verdiği her şeyi başarabilirsiniz. Genetik potansiyeli belirler ve performansı etkiler.  Genler bize fırsatlar yaratır ama bu fırsatları nasıl değerlendireceğimiz bize kalmıştır.  Aslında bu biraz kart oyunlarına benzer, sizin elinize verilen kart destesine göre en iyi şekilde oynamak gerekir. Bazen kötü bir elden yapılabilecek en iyi şeyi çıkartırsınız bazen de iyi kartlar verilse bile kartları değerlendiremezsiniz.  Planlı pratik ile yeteneklerinizi şekillendirebilir, fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilir, potansiyelinizi yükseltebilir ve gerçeğe dönüştürebilirsiniz.

Bunun en iyi örneklerinden biri daha önce bahsettiğimiz Polgar Kardeşler örneğidir.  Macar psikolog Laszlo Polgar herhangi bir alanda uzmanlaşmış yüzlerce insanı incelemiş ve planlı pratik yöntemine benzer bir eğitimle her çocuğun bir işte uzman olabileceğine inanmıştı.  Bu düşüncesini de kendi çocukları üzerinde denemeye karar verdi ve yapmak istediklerini Ukraynalı öğretmen Klara’ya anlattı ve Klara da kabul edince evlendiler.  Takip etmesi kolay olduğu için de uzmanlık alanı olarak “satranç”ı seçtiler.  Polgarların ilki Susan, ikincisi Sofia ve üçüncüsü Judit olmak üzere üç kız çocukları oldu.

O zamanlar kadınların satrançta erkeklere denk olmadığı düşünülüyordu, kadınların ayrı turnuvaları oluyordu ve uzman bir kadın satranç oyuncusu yoktu. Polgarlar çocuklarının olabildiğince satranca odaklanabilmeleri için onları evde okuttu ve gelişim süreçlerinde satranç için hepsini aynı evreden geçirdi ve uzman kadın satranç olabilmeleri için çabaladı.  Laszlo Polgar bu deneyi başarıyla sonuçlandı.

Susan ilk turnuvasını henüz 4 yaşındayken yenilgisiz olarak kazandı.  On beş yaşında dünyanın en iyi kadın oyuncusu oldu.  Sonrasında ise büyük usta statüsüne kabul edilen ilk kadın oldu.  Sofia kardeşler arasında “en başarısız” olarak tüm kadınlar arasında dünyada atıncı sıraya kadar yükseldi.  Deneyin en iyisi Judit ise eski dünya şampiyonu Bobby Fischer’ın rekorunu kırarak 15 yaşında, kadın veya erkek olarak bu seviyeye ulaşan en genç insan olarak büyük usta oldu.  2005 yılında dünya şampiyonasına katılan ilk kadın ve tüm erkek ve kadın satranç oyuncuları arasında sekizinci sıraya yükseldi.

10.000 Saat Kuralı Nedir

Gerçekten Başarılı Olmak

  • Uzman olmak istediğiniz konuda eğitim alın. Eğitim almak başarılı olmanın temel taşlarından biridir, mutlaka araştırma yapmalı, o konunun eğitimini alıp bilgi sahibi olmalıyız.
  • “YAPAMAM” sözcüğünü bu süreç esnasında kelime dağarcığınızdan çıkarın. Karşımıza çıkan her engelde pes etmeyi düşünmenin hiçbir faydası olmaz, bizleri sadece yavaşlatır.  “Yapamam” değil “Yapacağım” demeliyiz.
  • Sadece bugüne odaklanın. Geleceğimizi planlamalıyız fakat odak noktamız daima bugün ve o anki işimizi bitirmek olmalı.
  • Motivasyon kaynağınızı takip edin. Motivasyon kaynağımız bize yeterli gelmiyorsa motivasyon kaynağımız değiştirerek motivasyonumuzu sürekli yüksek tutmalıyız.
  • Doğru eğitmeni seçin. Eğitmen veya öğretmenimizin işinin ehli olması bizi ulaşmak istediğimiz noktaya daha kolay ve hızlı götürür.
  • Ve son olarak kendinize inanın. Yola çıkarken kendimize olan inancımız, ulaşmak istediğimiz noktaya bizleri daha sağlam adımlarla götürür.

Toparlamak gerekirse, pratik yapmak gerçekten çok önemlidir.  Bir alanda veya işte ister 5.000 ister 10.000 ister 20.000 saat pratik yapın ama bu saatleri işlevsiz ve faydasız geçirdiyseniz bunun size katkısı çok az olacaktır.  O saatleri planlayıp en verimli şekilde kullanmak sizleri bir işte uzman yapmaya yetecektir.

İlginizi Çekebilir: Üretkenlik Nedir?

               

Author

Bir Cevap Yazın

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misiniz?

Mail adresinizi bırakın ve yeni blog yazılarından haberdar olun!
ABONE OL
KVKK kanununa göre e-posta adresimden iletişime geçilmesine izin verilmiş sayılacaktır
close-link
Blog yazımızı beğendiniz mi?